Bazı insanlar hayatımıza girer…
Bazıları ise hayat olur ama bizimle kalamaz.
Ali ve Benra’nın hikâyesi; aynı şehirde, aynı kalabalıkta, ama farklı zamanlarda atmış iki kalbin hikâyesi.
Ertelenen cesaret, bir şehirden gidiş, bir hastalık, bir mektup…
Ve sadece dört gün süren bir sonsuzluk.
Bu roman, aşkın yüksek sesle değil; susarak, bekleyerek, gecikerek yaşandığı bir hikâyeyi anlatıyor.
İnsan bazen sevdiğini değil, zamanı kaybeder.
Sayfalar ilerledikçe şunu fark edeceksiniz: Bu bir kavuşma hikâyesi değil. Bu, insanın içinden çıkmayan bir karşılaşmanın romanı.
Okuyup bitirdiğinizde belki şunu soracaksınız:
“Ya biraz daha erken olsaydı ya da geç?” Ama bazı aşklar erken ya da geç olmaz.
Onlar sadece derin olur.
Bu kitap, yarım kalanlara, söylenememiş cümlelere ve içimizde susarak yaşayanlara ithaf edilmiştir.