söndürülmüş mum kokusu
yeni açılmış gazete kokusu
filedeki ekmek kokusu
hepsi taptaze durur
sarıldığım boşluğunda
tren lokantasında bir gece
aklımı boşaltıp
sırtımda hiç iyileşmeyen yaranın kabuğuyla
ciltlediğim deftere
anlatsam seni kömürlü trenin
eşkıya sesine
okur musun bu satırları
en kuşlu sesinle
bir sabahı karşılar gibi