Kırım Tatar Türklerinden “350. 000 kadarı bugün Ukrayna’ya bağlı bir cumhuriyet olan Kırım’da yaşamaktadır. Bir o kadarı da eski Sovyetler Birliği döneminde sürgün edildikleri bölgelerde ve özellikle Özbekistan’da yaşamaktadır. Ayrıca Romanya, Türkiye ve başka ülkelerde yaşayan Kırım Tatar Türkleri de vardır”. Kırım Tatar Türkçesi 19. Yüzyılda yazı dili olmuş ve 1920’lerde ise merkez ağzına dayanan standart bir yazı dili haline gelmiştir. Türk dilinin sınıflandırılmasında genel olarak Kuzeybatı (Kıpçak) grubu Türk dilleri içinde gösterilen Kırım Tatar Türkçesi sınırlı bir Türk lehçesi durumundadır.
İlk yazılı belgelerimiz Orhun Yazıtlarından günümüze değin bize ulaşan atasözü, atalarımızın uzun denemelerine dayanan yargıların genel kural, bilgece düşünce ya da öğüt olarak yansıtan ve kalıplaşmış biçimleri bulunan milletçe benimsenmiş özlü sözlerdir.
Atasözleri, “Göktürk ve Uygur dilinde sav, Hakaniye dilinde Arapçanın tesiri ile mesel, Oğuz sahasında mesel, durûb-ı emsâl, darbı mesel, atalar sözü, atasözü, Yakutçada xohono, Tobollarda takmak, Altayca Tuvacada ülgerocak, Sagaylarda takpak, Kaşlarda, Kızıllarda, Koybollarda söpsek, Çuvaşlarda comak, oranlama, samah, Kazancada eski söz, Kırımcada kartlar sözü, hikmet, Doğu Türkistan’dan Kırım’a uzanan sahada makal, Doğu Türkistan’da tabma, ulular sözü, Kerkük ağzında darb-ı kelâm, emshal, cümle-i hikemiyye, deme, deyişet, eskiler sözü vs. olarak adlandırılmaktadır.”