|
Bu kitap bir yol hikâyesi gibi görünüyorsa, doğrudur.
Ömer’in yürüdüğü yollar, aslında herkesin bir ömür boyunca kimi zaman fark ederek, kimi zaman fark etmeden yürüdüğü yollardır. Bursa’daki sessizlik, Bosna’daki yara, Şam’daki edep, Mekke’deki çözülüş ve Medine’deki sükûn… Bunların hiçbiri yalnızca birer şehir hatırası değildir. Her biri, insanın içindeki bir durak, bir hâl, bir imtihandır. |
Ömer kusursuz değildir.
Zaman zaman yorulur, bazen kaçar, bazen susması gerekirken konuşur, konuşması gerekirken susar. Çünkü bu yol
|
Bu hikâyelerde geçen şehirler, mekânlar, camiler, sokaklar ve meydanlar gerçektir. Ama anlatılan şey, yalnızca coğrafya değildir. Bu kitap, insanın iç coğrafyasına dair bir seyahatnamedir. Bazı satırlar ağır gelecek. “Ben de oradaydım.” Bu bir irşad kitabı değildir. Ve belki de en önemlisi: Bu kitap, varmakla değil, yürümekle ilgilidir. Eğer bu sayfalarda kendinizden bir parça bulursanız, bilin ki Ömer yalnız değildir. Yolunuz açık olsun. |