Hoplaya zıplaya bir kavanozun içinde işimizi kolay ettik, ipe un, asfalta lastik serdik. Gün bitimlidir derler, biz de gördük belledik. Gece gelip yatağa girdik. İş bitmez çalışmakla, karın doymaz uyumakla. Uyandım, uyanır gibi oldum. Uykunun iki eli yakamda. Bir de baktım ne göreyim, yatağımın yanı başında ipekten şal giymiş ak pak bir aygır. Rüyada mıyım düşte mi bilemedim. Davrandım yerimden kalkayım dedim, kalkamadım. Bu koca aygırdan yer mi kalmış deprenmeye. Korku ile merak arasında sıkıştım kaldım.
Haritasız Yolculuklar Mevsimi, geçmişten günümüze, Viyana’nın müzikle yoğrulmuş caddelerinden savaş yorgunu Berlin’e, Kafka’dan Halit Ziya’ya, Sabahattin Ali’ye uzanan zengin, keyifli bir anlatı. Ümit Yıldırım’ın sade dili, edebiyat, müzik ve mimariye olan birikimi ile birleşince Haritasız Yolculuklar Mevsimi, renkli bir okuma yolculuğuna dönüşüyor.