Leyla sürekli bir şeylerini kaybediyor: anahtarlarını (hem de 3 defa!), atkısını, eldivenlerini, renkli kalemlerini… Annesi ona kızıyor ama suçlu olan Leyla değil ki!
Anneannesinin anlattığı hikâyeye göre, dünyamızın ancak rüyalarımızda ziyaret ettiğimiz bir de arka tarafı var. Burası düğümlerle, sarkan ipliklerle hatta bir şeylerin içine düşüp kaybolduğu gizemli söküklerle dolu, tıpkı nakışlarla süslü bir şal gibi.
Leyla sökükleri bulup dikerse bir daha hiçbir şeyin kaybolmayacağını düşünerek bir yolculuğa çıkıyor. Ancak bu yolculukta beklenmedik bir sürprizle karşılaşıyor.
Ödüllü sanatçı Isol, dünyamız ve hayallerimiz arasındaki bağları, gelenek ile bugün arasındaki kadim ilişkiyi yaratıcı desenler ve büyülü bir dille harmanlayarak anlatıyor.