Muhafızlar, bedeninden kanlar akan kadının yanı başına bırakılan notu okudular. “Ellerinizle yaptığınız her büyü için bedel ödeyeceksiniz.”
Kanlı bir not, bütün diyarın kaderini değiştirecekti…
İmparator Harold’ın hükmü altında büyü yasaklandı, büyücüler avlandı, krallıklar diz çöktü. Dokuz krallığın hüküm sürdüğü bu diyarda, Harold’ın
Kıyameti’nden en çok darbe alan krallıklardan biri de Artemia’ydı…
Haneler yok olup krallıklar bir bir yıkılırken, Artemia Krallığı’nın küllerinden geriye yalnızca Prenses Elora kaldı. Yanında ise çocukluğundan beri
en yakın dostu olan, yeminli şövalyesi Tomris vardı. İkisinin de içinde, asırlar geçse de sönmeyecek bir ateş yanıyordu: İntikam.
Yıllarca saklandılar. Ta ki Elora, geçmişin yükünden kaçmak yerine artık onunla yüzleşmeye karar verene kadar.
Yolu, Garium Krallığı’na düştüğünde karşısında genç Kral Jake vardı. Başlangıçta yalnızca bir ittifak olması gereken bu karşılaşma, zamanla
Elora’nın hiç beklemeyeceği bir şeye dönüşecekti: Aşka.
Fakat savaşın hüküm sürdüğü bu dünyada aşk, güvenmek için yeterli miydi?
Kralların sırları, büyücülerin zincirleri ve gelecekten gelen kehanetler birer birer ortaya çıkarken Elora, asıl düşmanının kim olduğunu sorgulamak
zorunda kalacaktı. Savaş kapıdaydı. Elora ise karanlıktan kaçarken kendini kılıçların dansının tam ortasında bulacaktı…