Klasik edebiyatta “Hamse: Beşli Mesnevi”
türünün kurucusu Nizamî Gencevî, Azerbaycan
ve Türk edebiyatları ile Farsça yazılmış
edebiyatta, özellikle “Hamse” türünde özgün
ve müstesna bir makama erişmiştir. Başta
Azerbaycan, Anadolu, İran, Hindistan olmak
üzere, çok geniş coğrafyalarda bu büyük söz
ustasının eserleri elden ele dolaşmış, geniş
kitlelerce okunmuş ve büyük şairler tarafından
örnek alınarak aynı ya da benzeri konularda
eserlerine çok sayıda nazireler yazılmıştır.
Şairin aşk ve tasavvufî aşk konulu eseri Leylâ
ve Mecnûn, diğer eserlerinden tamamen farklı
bir kaynaktan akıp gelmektedir. Arabistan
çöllerinde yaşayan iki gencin tutkulu aşk
hikâyesini konu alan Leylâ ve Mecnûn, halk
arasında yaygın olmasına rağmen, onu ilk
kez müstakil bir eser olarak Nizamî dizelere
dökmüştür. Nizamî; üslûbu, kurgulaması ve
ifade tarzıyla Mecnûn ile Leylâ arasındaki bu
dramatik aşk serüvenini önemli ölçüde yeniden
kurgulayarak özgün bir tarzla yazmıştır.
Farsça özgün dilinden tam metin olarak Prof.
Dr. Nimet Yıldırım’ın yetkin çevirisiyle Türkçeye
aktarılan eserin başında Nizamî’nin hayatı ve
eserleriyle ilgili bir inceleme verilmiş ve eserin
sonuna bazı tarihî şahsiyetler, kavramlarla
ilgili bir sözlükçe eklenmiştir.