Şehirler, kimlikleri ve ruhları olan mekânlardır. Şehrin kimliğini, yapıları, mekânları, tarihî ve doğal çevresi ve burada oturanların gayret ve çabalarıyla birlikte inşa ettikleri fizikî ve sosyal ortam meydana getirirler. İnsanlar yaşadıkları mekâna ibadet etmek için ibadethaneler, barınmak için mesken, yürümek için yol, alış-veriş yapmak için bedestenler, çarşılar, paylaşmak için kamu binaları, meydanlar, çeşmeler, dışardan gelenleri barındırmak için hanlar vb. yaparak bir kimlik inşa ederler. Sonra içinde yaşayanlar bu şehrin ruhaniyetiyle birlikte yaşamaya başlarlar.
Elleriyle kimlik kazandırdıkları şehir, onlara da bir kimlik kazandırmaya başlar ve şehir onların kimliği olur.
Zamanla kişilerin kimliği şehrin kimliği ile özdeşleşir. Diyarbekirli, Urfalı, Siverekli, Suruçlu olur. Burada yaşayan Asurlu, Romalı, Pers, Osmanlı ve daha niceleri… Suruçlu idiler ve buraya kendi ruhlarını üfleyip, kimliklerini kazandırdılar.