TANITIM BÜLTENİ
Melek Dokunuşu’na sahip bir İmperium’un, en kötüyü devireceği kehanet edilmişti. Karanlığın ta kendisi olan
Evelyn, bu kaderi görmezden gelemezdi. Ölmemek için Melek Dokunuşu taşıyan tüm melezleri katletti. Biri hariç...
Aradan bir asır geçti ve kayıp olan hâlâ bulunamadı.
Lucian, ruh eşini yitirmenin bıraktığı boşlukla yaşamayı öğrenemez. Hiç ummadığı bir anda zihninde Routh’un
dokunuşunu hissettiğinde bunun bir hayal olmadığını anlar. Bu bir çağrıdır. Lucian tereddüt etmeden yola çıkar. Onu
kurtarmak için karanlığın kalbine yürür. İşin ucunda güçlerini kaybetmek, kanatlarından olmak hatta canını vermek
dahi olsa vazgeçmeyecektir.
Çünkü bazı bağlar kopmaz, kaderle mühürlenir.
Nihayet Routh’u bulduğunda, melekten farksız olan ruh eşi karşısında çaresiz kalır. Onun varlığı Lucian’ın nefesini
keser; bakışları geçmişi, dokunuşu bastırılmış arzuları uyandırır. Routh’un bedeninden yayılan o tanıdık sıcaklık,
Lucian’ın içindeki canavarı ve âşığı aynı anda harekete geçirir. Routh onun zaafıdır. Onun lanetidir. Ve geri dönüşü
olmayan tek gerçeğidir.
Bazı aşklar masum başlamaz; kanla doğar ve karanlıkta büyür.