Vedat Örfi Bengü’nün ilk kez 1944’te yayımlanan romanı Seni Beklerken, “dün”ün pençesinden kurtulamayan genç bir kadının hayatını konu alır. Eser, geçmişle gelecek arasında sıkışıp kalan bu genç kadının iç dünyasına açılan bir penceredir. Beklenmedik bir karşılaşmayla “sever gibi görünenle gerçekten seven bir zavallının hikâyesi”, “seven ve sevildiğini bilen”in hikâyesine dönüşür.
Başlangıçta her şey yolunda gibidir. Ancak zamanla hayatın akışı ve kaderin müdahalesiyle iki âşık birbirinden uzak düşer. Umutla tereddüt arasında gidip gelen bu süreç, bir duygunun zamanla silinmek yerine ne kadar derinlere kök salabileceğini gösterir. Bazı şeyler için artık çok geçtir.
Seni Beklerken; söylenemeyen sözlerin, sessizce ertelenen duyguların ve yarım kalan anların romanıdır. Canlı ve sürükleyici anlatımıyla okuru içine çeken eser; beklemenin yalnızca sabır değil, aynı zamanda cesaret gerektirdiğini hatırlatır. Duygusal derinliği ve anlatım gücüyle, yerli romanlar arasında kendine özgü bir yer edinir.
Hayat acılara uzun devreler ayırır da saadetlerin alacağı vakti daima kıskanır!