Merhamet telkin eden bir Allah’a tapan insanlar nasıl bu kadar merhametsiz olabiliyorlar?
Dönemin ünlü âlimlerinden biri olan Étienne Dolet’nin sarf ettiği bu söz; bilimin göz ardı edildiği, din adı altında bağnazca bir inanışın hüküm sürdüğü Fransa Krallığı’nın hâlini çok iyi özetlemektedir.
Michel Zévaco tarafından kaleme alınan ve Fransa’nın karanlık tarihine ışık tutan Triboulet’nin ardından Serseriler Yatağı, nefes kesen maceralarıyla seriye son noktayı koyuyor.
Fransa Kralı I. François, Gillette’in kendi kızı olduğunu inkâr etmekle birlikte ona sahip olma emelleri giderek güçlenmektedir. Onu büyüten iyi kalpli Triboulet ve Gillette’in sevgilisi Manfred, bu duruma engel olmak için var güçleriyle mücadele edeceklerdir. Kral tarafından ihanete uğrayan Madeleine Ferron ise yıllarca içinde büyüyen intikam ateşiyle krala dehşetli bir son planlayacaktır.
Dengelerin her an değiştiği, entrika ve maceranın dur durak bilmediği Serseriler Yatağı; sürpriz olayları ve heyecanlı kesitleriyle soluksuz okunabilecek bir hikâye vadediyor.
Belki bu düşünceler, hakikati seven yüksek insanlar tarafından okunacaktır. Belki de daha evvel yırtılıp atılacaktır. Ben ileride okunması ihtimalini düşünüyorum. Bundan dolayı insanlara mezarımın kenarından sesleniyorum.