O gece yetimhanede sekiz çocuk vardı.
Sabah olduğunda yalnızca yedisinin adı kaldı.”
Yirmi yedi yıl önce çıkan yangın, kasabanın hafızasından silinmişti. Duvarlar yeniden boyanmış, kayıtlar değiştirilmiş, tanıklar susmayı öğrenmişti. Fakat bazı sırlar küle dönmez; doğru eli bulana kadar karanlıkta bekler.
Merve, yıllar sonra Demir Usta’nın cenazesi için kasabaya döndüğünde kendisine yalnızca paslı bir anahtar bırakılır. Anahtarın açtığı kapının üzerinde tek bir cümle yazılıdır:
“Pişman olmayan giremez.”
Kapının ardında ise çatlak bir ayna, kayıp bir isim ve Merve’nin yıllardır kendi zihninden sakladığı bir gece vardır.
Gerçeğe yaklaştıkça herkesin başka bir hatıra anlattığını fark eder. Çünkü bu kasabada suç yalnızca işlenmemiş; korunmuş, büyütülmüş ve sessizlikle miras bırakılmıştır.
Bazı anahtarlar kapıları açmaz.
İnsanların ömür boyu kilitlediği vicdanı açar.