Elinize aldığınız ve ilk satırlarını okumaya başladığınız “Ben ve Çimeli” isimli eseri, bir tarih kitabı olarak hazırlamak ve siz okurlara sunmak haddime değildir, çünkü ben tarihçi değilim. Bunu iddia edersem de kendisini tarihe adamış tüm tarihçilere çok büyük bir hak ve vebal borçlanmış olurum.
Ben sadece geçmişte, bana bugünün kimliğini veren, geçmişteki atalarımın kim olduklarını ve tarihi belgelerde bulabildiğim kaynaklardan nereden geldiklerini, nerelerden geçtiklerini ve şimdi bulundukları yere nasıl ve ne zaman gelip yerleştiklerini öğrenmeye çalıştım.
Önceleri sadece merak etmekle başlayan bu öğrenme yolculuğumdaki isteğimi, dinlediklerim, gördüklerim ve okuduklarım sonrasında, tüm verileri yazılı hale getirmekle bu yolculuğu bitirmek istedim. İtiraf etmek istiyorum bu yolculukta öğrendiğim ve tecrübe ettiğim en önemli konu, geçmiş tarihi bizlere ulaştıran ve bilgileri hep taze tutan tarihçilerin yaptığı ve yazdıkları tüm aktarımların dünyanın en zor ve sorumluluk isteyen bir görev olduğunu anlamam olmuştur.
Buradan, Dulkadirli Türkmenlerine, Beydilli ve Avşarlar boylarına, Yörük ve tüm Konar Göçerlere, Türkiye’nin dört bir yanında ben Çimeli Aşiretindenim diyen tüm toplumlara selamlarımı gönderiyorum