İç kalede yaşayanlardan ayrı olarak, buradaki sarnıçlardan gelen suyun yetersizliğini bahane eden bir kısım halk, sahilin hemen dibinden başlayan düzlüklerde, ağaçlar ve meyve bahçeleriyle çevrili huzur dolu mahalleler oluşturmuş, Alaiye’nin ileri gelenleri ve hatta beyin kendisi bile bu düzlükleri mesken tutmuştu. Memluk ülkesinden, Cebel-i Frenkan’dan, Bizans topraklarından, Ceneviz ülkesinden gelen tacirler kereste ve reçine alıyor, ipek ve köle satıyordu. Konya’nın iskelesi gibi görülen Alaiye’de alınıp satılan mallar, Selçuklunun zamanında açtığı karayolu üzerinden Diyar-ı Rum’un denize uzak şehirlerine, gemilerle de Kuzey Afrika ve Ege Denizi’nin içlerine, hatta Konstantiniyye’ye kadar gidip geliyordu.