“Kanın toprağa ve suya karıştığı yerlerde insanı hayvandan ayırmak zordur.”
Republic of Consciousness Ödülü
Cercador Ödülü
English PEN Çeviri Ödülü
“Bu kısa ve şoke edici kitap, her sayfada yepyeni bir sürpriz sunuyor.” –The Guardian
“Acımasız ve sürükleyici, sanki Cormac McCarthy et karşıtı bir kara roman yazmış gibi.” –Kirkus
Kanla beslenen bir nehir, medeniyetten uzak bir mezbaha, elinde balyozla bekleyen bir adam: Edgar Wilson. Bayıltacağı her sığırın alnına kireçten haç çizip, onlara huzurlu bir son vermek niyetinde. Vahşetten keyif alan biri değil o; şiddeti merhametle örten, başkalarının yiyeceği etin günahını her gün üstlenen bir işçi.
Ancak bu rutini paramparça olmak üzere. Sığırların kendilerini duvarlara vurması ve uçurumdan atlamalarıyla başlıyor her şey. Ustabaşı Bronco Gil tel örgülerin ardında bir yırtıcı arayadursun, Edgar’ın şüpheleri farklı. Zira burada, hem hayvanları hem de insanları deliliğe sürükleyen başka şeyler olmalı.
Brezilya edebiyatının sarsıcı kalemi Ana Paula Maia, Sığırlar ve İnsanlar ile dehşetin sıradanlaştığı bir arafın ortasına bırakıyor okuru. Hayvanlar çıldırıyor, insanlar ölüyor; ha kazara ha kasten. Ve insanla hayvan arasındaki sınırlar silinirken kimse masum kalamıyor bu hikâyede. Hiç kimse. Hatta sen bile.