Tesadüf gibi görünen ama aslında kaderin birer oyunu olan karşılaşmalar, bizi yirmi yıllık bir hikâyenin derinliklerine götürüyor.
Karlı ve dehşet verici bir kış gecesi kapıları çalınan ve kendilerine bir bebek emanet edilen aile bu bebeği büyütür. Hamdi Kâzım ise iki kızı olan milyoner bir babadır. Bir kızını çok sevip diğerini dışlayan bu baba, karısı tarafından ihanete uğradığı için bunun acısını büyük kızı Pervin’den çıkarır, küçük kızı Zerrin’i ise pamuklara sarar. Yıllar sonra Hamdi Kâzım ve kızları bu aileyle karşılaşacaktır. Bu karşılaşma sonunda ise hepsinin hayatı geri dönülmeyecek şekilde değişecektir.
Aşk, ihanet, intikam, kardeşlik ve evlatlık duygularının tüm cephelerden yansıtıldığı roman, size, insanın yaptığı bir hatanın seneler sonra bile kaç kişinin hayatını değiştirebileceğini gösteriyor.
Meşum gece, bilinmeyen bütün gerçekleri ortaya koyuvermişti. Muamma gibi görünen şeyler, bir güneş kadar berraktılar şimdi: Hamdi Kâzım bir zalim değil, ihanetin bir kurbanıydı.