Bazı aşklar cennetten düşer, bazıları cehennemde doğar.”
Bir çift ela göz… Bir adamın zihninde yankılanan fısıltılar… Gerçekle hayalin iç içe geçtiği bir yolculuk…
O sadece sevdi. Ama aşk, bazen bir sığınak, bazen de karanlık bir girdaptır. Onun aşkı sınırları aştıkça, günahlar büyüdü, gerçeklik çarpıldı ve zihin parçalandı. Peki, insan sevdiği uğruna kaç günah işler? Ya da kaç günah, bir aşkı haklı çıkarabilir?
Geçmişin yankıları, bilinçaltının dehlizlerinde kaybolan bir ruh… Her adımda daha da bulanıklaşan bir gerçeklik… Ve sonunda, soğuk duvarların ardında yankılanan bir soru: Delilik nerede başlar?
Gerçeğin ve yanılsamanın iç içe geçtiği bu hikâyede cevapları değil, soruları arayacaksınız. Çünkü bazı yolculuklar, sona ulaşmak için değil, kaybolmak içindir.
“Ben, acı çeken tüm ruhları mutlu bir sonla taçlandırdım; onları azat ettim.”