Kitap Tanıtım Yazısı:
Bir ay ışığı, yıllar öncesine açılan bir pencere...
Yaşlı bir adam, kararan odasında eski bir portreye bakar ve adını usulca fısıldar: “Elisabeth.” O an zaman geriye sarılır; çocukluğun çayırlarına, ormanda birlikte aranan çileklere, bir parşömen deftere işlenen ilk şiirlere döner.
Reinhard ile Elisabeth daha küçük yaşta sözleşmiştir. Ama hayat, en saf sevdaları bile başka mecralara sürükler; sözler tutulmaz, yollar ayrılır ve gölün ortasındaki o beyaz nilüfer gibi, en çok arzulanan şey hep bir kulaç ötede, erişilmez kalır.
Alman edebiyatının en kırılgan başyapıtlarından biri sayılan Immensee, kaçırılmış bir aşkın ve geri gelmeyen bir gençliğin sessiz ağıdıdır. Kısacık ama unutulmaz; okuyanın içinde uzun süre dinmeyen bir hüzün bırakır.
“Şu mavi dağların arkasında kaldı gençliğimiz.
Nereye gitti o günler?”